29 Ocak 2014 Çarşamba



Bugün kızlarda izleyip kendisini duvardan duvara vurarak sevmeyi düşündüğüm ve sevmenin sınırlarını zorlayacağım şirinemiz.Buyrun sizde izleyin. :))


14 Ocak 2014 Salı

Gelsin animeler

Malumunuz bir dönem animeleri talan etmiş izlenmemiş anime didik didik edilmemiş karakter bırakmamıştım.Yaklaşık 2 yıldır izlemiyorum ama yine de değinmek istedim.Japonların teknolojiden anladığı gibi bu işten de anladığı su götürmez gerçek.Madem öyle izleyip beğendiğim animeleri paylaşayım dedim. Bu arada ; not (Anime dediğimiz şeyler çizgi film değildir.Çözmesi uzun zaman alır.)


Naruto ; Her karakterini ayrı sevdiğim animelerden birisi.Duygusal filmlerde ağlamayan ben bu animede salya sümük ağladığım doğrudur.Kendilerine yakın zamanda tekrar başlamayı düşünüyorum.


Bleach ; sevdiğim diğer animelerden birisi.En çok olmasada sevilir cinsten bi anime.Tavsiye edilir.



 Death note ; Favlarım arasında en baş köşede.İlk anime deneyimim kendileri.Yaklaşık 3 kere baştan sona izleyip hala aynı tadı aldığım ender şeylerden birisi. ''L'' ve ''Light'' en baskın karakterler.Her bölümünde şaşırdığım +17 olan anime.İzledikten sonra ilk düşündüğüm şey ; zekilik başa bela.


Vampire Knight ; Niye izledim bilmiyorum ama izlenilebilitesi var.


İtazura na kiss ; izlerken ekstra güldüren romantik komedi anime.Gayet sevimli bi anime tavsiye edilir. 






12 Ocak 2014 Pazar

Anish Kapoor sergisi



Bölümümle pek ilgisi olmamasına rağmen grup çalışması adı altında sergilere gitmek başlıca bu okulun gerekliliklerinden birisi haline geldi.Nerdeyse her ders için ayrı bir sergi ve müzeye gidip hayatım boyu yapmadığım ve yapmayacağım şeyleri yapıyorum şu sıralar.Sergi ve müzelerde de zorunlu resim çekmek bu işin cabası.İşin gerçeği gittiğim sergiden ve eserlerden bişey anlamadım.Soyut desen soyut değil nesnel desen nesnel değil.Şahsen adamın psikolojik sorunları olduğunu bile düşündüm sergiyi gezerken.Bende gidip madem zorunlu resim çektim burada da paylaşayım dedim. Resimleri görünce eserlerdeki duble soyutluğu göreceksiniz zaten.Çoğu insan iş olsun o kadar Türkiyeye gelmiş bi göreyimvari düşünerek gelmiş havası vardı zaten bizse zorunluluktan malum final haftasından önce gidildi.







               






















16 Şubat 2012 Perşembe

başkalaştırmak,değiştirmek




Hayatımızda en çok uğraş verdiğimiz alan;kişileri değiştirmeye çalışmak.Nedense insanları olduğu gibi kabul etmek yerine onları değiştirmek bize daha cazip ve kolay gelen yollardan birisi haline geldi.İlk başta şunu bilin,hayatınızdaki değer verdiğiniz insanlar sizin tasmasını eline aldığınız köpek benzeri yaratıklar değildir.Evet tabir bayağı bi kaba oldu ama bunun yerini ne tutar bilemiyorum kibarını siz yerleştirin bu sözlerin yerine.Kaba ama gerçek.Her seferinde onu değişikliğe zorlamanın cabasıdır bu  tabir.Gerçek şu bir insan üzerinde ne kadar değerlendirme yapıp üzerinde oynarsanız onu yeterince sevmediğiniz yada onun gibi birşeyi tam anlamıyla yapamıyorsunuz demektir.Bir insan kötüysede sevilir,iyiysede sevilir.Çirkin olsa da güzel olsa da sevilir.Kısacası hep sevilir.O insan olduğu gibi sevilir.Sevginin olduğu yerde değiştirme arzusu yoktur.Onun saflığı duruluğu yada onu ''o'' yapan belirgin bir özelliği vardır.Biz fark etmeden giriyoruz o başkalaştırma savaşına.Kimimiz bilerek,kimimiz bilmeyerek bu şekilde zarar veriyoruz o değer verdiğimiz insanlara.Kişileri yada ''onu'' diyelim gerçekten etrafınızdakilerden farklı görüyorsanız,değiştirmeyin sadece sevin ve olanı olduğu gibi görüp kabul edin.Etmezsenizde kaybeden gene sizsiniz gene siz.Herşey sadece ufak bir bakış açısıyla daha farklı bir hal almaya başlayınca ''başkası'' değil, ''bi başkadır'' o.